31 Ocak 2014 Cuma

Konuşmak veya Konuşamamak

Biz Türkler için İngilizce genellikle bir tabu olmuştur. Öyle ki, sanırım ülkemize gelen misafirlerle ikinci bir dilde konuşmak yerine Türkçe öğretmeyi yeğleyen yegane milletiz. Fakat hiç dikkat ettiniz mi onlar asla şikayetçi değiller bu durumdan. Kim istemez ki yeni bir dil öğrenmek, hem de o dılın konuşulduğu ülkede ve karşılık beklenmeksizin.

Ailemi ziyaret ettiğim bir yaz kardeşimden duymuştum. Amerikalı bir yazar Türkiye'yi geziyor ve Türkçe Dili ve Türkiye ile ilgili kitabı için yerel halktan bilgi topluyordu. Kitabı İngilizce Dilinde yayımlayacaktı. Kardeşim yardım etmek için konuşmaya başladı ve İngilizce ile giriş yaptı fakat bu turist bey Türkçe konuşuyordu. Asla da İngilizce bir kelime etmedi her ne kadar Türkçesi o kadar akıcı ve yeterli olmasa da. Kardeşim İngilizce pratik yapmak isterken Türkçe pratik yaptırmıştı.

Finlandiya'yı ziyaretım sırasında bir Fin arkadaşımla sık sık buluştum ve onun rehberliğinde gittiğim şehrin en güzel yerlerini, kısa bir zaman için orda bulunuyor olsam da, görmüş oldum. Oraya gitmeden bir yıl kadar önce Fince çalışmaya başlamıştım ve çok mutluydum pratik yapabileceğim için. Fakat gelin görün ki daha çok Türkçe konuştum. Bu Finli arkadaşım yaklaşık 8 yıldır, kendi çabasıyla Türkçe öğrenmekteydi ve benim gibi bir pratik yapma fırsatını elbete ki kaçırmadı. Türk genlerimin bana eklediği yardımseverlik ve biraz da çekingenlikle ben de duruma çok kolay uyum sağladım.


Biz Türkler, (daha sonra değineceğim) bazı sebeplerden dolayı İngilizce yahut bir başka dili konuşma konusunda, yabancılara kıyasla çekingen kalabiliyoruz. Bir benzerini Eritreli arkadaşlarımda da gördüm. İlk ve orta öğretimlerinin büyük bir bölümünde %100 İngilizce eğitim almalarına rağmen, konuşmaktan çekiniyor bir kısmı. Sebep ise telaffuz konusunda kendilerini yeterli hissetmemeleri ya da karşıdakinin telaffuzundan dolayı anlayamayacaklarını düşünmeleri.

İşte benim amacım da, yabancı dil öğrenirken bu ve benzeri engelleri aşabilmeniz için size elimden geldiği kadar yardımcı olabilmek.

Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle hoşçakalın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder